İstanbul’un lüks gökdelenlerinde parıldayan dahi bir beyin, sinsi
bir zehrin ağına düşüp şehrin en karanlık şantiyelerinde ölüme terk
edilirse ne olur? Herkesin "kayıp" ilan ettiği, sistemin ise sadece
ceset torbası beklediği bir enkaz, nebevi bir mücadele metoduyla
asrın irade abidesine dönüşebilir mi?
Bu kitap; bilimin cerrahlığı ile imanın sönmez nurunu tek potada
eriten Profesör Doktor Murat Hoca’nın sarsılmaz ilmini; çocukluk
arkadaşını cami avlusunda bulup ona kalbini ve canından aziz hafız
kız kardeşi Elif’i zırh eden Ömer’in asil Ensar ruhunu iliklerinize
kadar hissettirecek bir hakikat manifestosudur. Kâbe’nin siyah
örtüsünde dökülen şükür yaşlarının, modern çağın prangalarını
nasıl tek tek parçaladığını bizzat göreceksiniz.
Kuyularda çırpınan bağımlı canlar için bir kurtuluş harcı, çaresiz
aileler için sönmez bir umut feneri olan bu eseri okurken sarsılacak,
ağlayacak ve en önemlisi yeniden inanacaksınız: Karanlık ne kadar
zifiri olursa olsun, kardan aydınlık bir şafak mutlaka kapıdadır!
İstanbul’un lüks gökdelenlerinde parıldayan dahi bir beyin, sinsi
bir zehrin ağına düşüp şehrin en karanlık şantiyelerinde ölüme terk
edilirse ne olur? Herkesin "kayıp" ilan ettiği, sistemin ise sadece
ceset torbası beklediği bir enkaz, nebevi bir mücadele metoduyla
asrın irade abidesine dönüşebilir mi?
Bu kitap; bilimin cerrahlığı ile imanın sönmez nurunu tek potada
eriten Profesör Doktor Murat Hoca’nın sarsılmaz ilmini; çocukluk
arkadaşını cami avlusunda bulup ona kalbini ve canından aziz hafız
kız kardeşi Elif’i zırh eden Ömer’in asil Ensar ruhunu iliklerinize
kadar hissettirecek bir hakikat manifestosudur. Kâbe’nin siyah
örtüsünde dökülen şükür yaşlarının, modern çağın prangalarını
nasıl tek tek parçaladığını bizzat göreceksiniz.
Kuyularda çırpınan bağımlı canlar için bir kurtuluş harcı, çaresiz
aileler için sönmez bir umut feneri olan bu eseri okurken sarsılacak,
ağlayacak ve en önemlisi yeniden inanacaksınız: Karanlık ne kadar
zifiri olursa olsun, kardan aydınlık bir şafak mutlaka kapıdadır!