İslam hukuku ile Türk hukukunda rehin akdi, tarihsel ve kavramsal
olarak farklı temellere dayansa da her iki hukuk sisteminde de borç
ilişkilerinde güven unsurunu güçlendiren bir teminat aracı olarak
önemli bir yer tutmaktadır. Akitlerin, toplumsal ve ekonomik ilişkilerde
güvenin korunmasını sağlayan yapısı, rehin sözleşmesini hem İslam
hukukunda hem de modern medeni hukuk sistemlerinde vazgeçilmez
bir unsur hâline getirmiştir.
İslam hukuku ve merʾi hukukta akitler, borçlar hukuku ve eşya
hukuku kapsamında ele alınıp değerlendirilen ve hukukun en geniş
alanını oluşturan sözleşmelerdir. Bu sözleşmeler, ticari ve ekonomik
faaliyetlerdeki iletişim ve alışverişin sağlıklı ve güvenli bir şekilde devam
etmesi için bazen bir takım temînâtlara ihtiyaç duyabilmektedir. Hukukî
alanlarda düzenlenmiş olan temînât kavramlarının tarihi, insanlık tarihi
kadar eskidir.Gerek İslam hukuku gerekse Türk hukuku tarafından
hakların, alacakların ve borçların çerçeve ve sınırlarının çizilmesi,
güvence altına alınması ve gerektiğinde devredilmesi noktasında
temînâtla ilgili birçok hukukî düzenlemeler yapılmıştır. Özellikle ticaret
hayatını kapsayan ekonomik alanlardaki düzenlemeler, bütün hukuk
sistemlerince benimsenmiştir.
İslam hukuku ile Türk hukukunda rehin akdi, tarihsel ve kavramsal
olarak farklı temellere dayansa da her iki hukuk sisteminde de borç
ilişkilerinde güven unsurunu güçlendiren bir teminat aracı olarak
önemli bir yer tutmaktadır. Akitlerin, toplumsal ve ekonomik ilişkilerde
güvenin korunmasını sağlayan yapısı, rehin sözleşmesini hem İslam
hukukunda hem de modern medeni hukuk sistemlerinde vazgeçilmez
bir unsur hâline getirmiştir.
İslam hukuku ve merʾi hukukta akitler, borçlar hukuku ve eşya
hukuku kapsamında ele alınıp değerlendirilen ve hukukun en geniş
alanını oluşturan sözleşmelerdir. Bu sözleşmeler, ticari ve ekonomik
faaliyetlerdeki iletişim ve alışverişin sağlıklı ve güvenli bir şekilde devam
etmesi için bazen bir takım temînâtlara ihtiyaç duyabilmektedir. Hukukî
alanlarda düzenlenmiş olan temînât kavramlarının tarihi, insanlık tarihi
kadar eskidir.Gerek İslam hukuku gerekse Türk hukuku tarafından
hakların, alacakların ve borçların çerçeve ve sınırlarının çizilmesi,
güvence altına alınması ve gerektiğinde devredilmesi noktasında
temînâtla ilgili birçok hukukî düzenlemeler yapılmıştır. Özellikle ticaret
hayatını kapsayan ekonomik alanlardaki düzenlemeler, bütün hukuk
sistemlerince benimsenmiştir.