Allah’ın kelâmını gönüllere doğan vâridâtlar çerçevesinde
inceleyen tasavvuf ehlinin Kur’ân yorumları müslümanlarca
yakından takip edilmiştir. Tasavvufî düşüncenin tartışılan
meselelerinden birisi olan vahdet-i vücut anlayışı da sûfîlerin
Kur’ân yorumlarında kendini belli etmektedir. Bilginin irfanî
boyutunu temsil eden bu tasavvufî-işârî tefsir yaklaşımının
izlerini Osmanlı’nın son dönemlerinde yaşayan âlimlerden
İsmâil Hakkı Bursevî’nin (ö. 1137/1725) Rûhu’l-Beyân
tefsirinde açıkça görmek mümkündür.
Bursevî sadece işârî yorumlarla yetinmeyip rivayet ve dirayet
yöntemlerini de ustalıkla kullanan önemli bir müfessirdir.
Ayrıca eserde fırsat buldukça vahdet-i vücut anlayışına atıfta
bulunmakta, kendine göre bazı delillerle bu düşünceyi izah
etmeye gayret etmektedir.
Tasavvufî bakış açısının, özellikle vahdet-i vücut anlayışının
tefsirdeki yansımalarını görebilmek amacıyla ortaya
koyduğumuz bu çalışmanın İsmâil Hakkı Bursevî’nin daha
yakından tanınmasına katkı sağlamasını ümit ediyoruz.
Allah’ın kelâmını gönüllere doğan vâridâtlar çerçevesinde
inceleyen tasavvuf ehlinin Kur’ân yorumları müslümanlarca
yakından takip edilmiştir. Tasavvufî düşüncenin tartışılan
meselelerinden birisi olan vahdet-i vücut anlayışı da sûfîlerin
Kur’ân yorumlarında kendini belli etmektedir. Bilginin irfanî
boyutunu temsil eden bu tasavvufî-işârî tefsir yaklaşımının
izlerini Osmanlı’nın son dönemlerinde yaşayan âlimlerden
İsmâil Hakkı Bursevî’nin (ö. 1137/1725) Rûhu’l-Beyân
tefsirinde açıkça görmek mümkündür.
Bursevî sadece işârî yorumlarla yetinmeyip rivayet ve dirayet
yöntemlerini de ustalıkla kullanan önemli bir müfessirdir.
Ayrıca eserde fırsat buldukça vahdet-i vücut anlayışına atıfta
bulunmakta, kendine göre bazı delillerle bu düşünceyi izah
etmeye gayret etmektedir.
Tasavvufî bakış açısının, özellikle vahdet-i vücut anlayışının
tefsirdeki yansımalarını görebilmek amacıyla ortaya
koyduğumuz bu çalışmanın İsmâil Hakkı Bursevî’nin daha
yakından tanınmasına katkı sağlamasını ümit ediyoruz.